TOKAT ÜRETİYOR

Tokat Valisi Dr. Recai Akyel konuşmasını yaparken Tokat Valiliği, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Gazi Osmanpaşa Üniversitesi'nin ortak çalışmasıyla organize edilen Tokat'ta, "Tarıma Dayalı Sanayi'nin Gelişimi ve Pazarlama" konulu panele Tokat Valisi Dr. Recai Akyel, İl Tarım Müdürü Ünal Koçak, Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr Kadir Saltalı, UyumSoft Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri AŞ Genel Müdürü Mehmet Önder ve çok sayıda ulusal ve yerel medyadan isimler katıldı. Türkiye'de tarıma dayalı sanayinin kat ettiği yol, teknolojik gelişmeler, teşvikler, projelere sağlanan destekler, sorunlar ve çözüm önerilerinin konuşulduğu panelde; Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Celal Toprak'ın başkanlık yaptığı panelde Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kemal Esengün, Tarım Araştırmalar Genel Müdür Yardımcısı Dr. Ahmet Yücer, Teşkilatlandırma ve Destekleme Genel Müdürlüğü Kırsal Kalkınma Daire Başkanı Fikri Kaya ve İl Tarım Müdürlüğü'nden Muzaffer İdi konuşmacı olarak bulundu.

Tokat'ın Ödüllü Valisi Dr. Recai Akyel, "3 Yıl Sonra Gelenler Yatırım İçin Geç Kalmış Olacak"

Tokat'ın tarım ve hayvancılıkta, Türkiye'nin gıda deposu olduğunu ifade eden Tokat Valisi Dr. Recai Akyel, "Tokat neye sahipse onu geliştirmeye ve kalkındırmaya çalışıyoruz. 2008 Haziran itibariyle Tokat'ta yatırımın önüne engel olacak hiçbir alt yapı eksikliği yok. Tokat'ın sahip olduğu varlıkları keşfetmeye çalışıyoruz." dedi. Çok verimli tarım alanları, çok iyi su kaynakları, yeteri kadar güneşli gün sayısı, gündüz gece iklim sıcaklık değişikliği, mikro klima alanı ile Tokat'ın ileride Türkiye'nin yaş meyve ve sebze ve hayvancılık ili olacağını vurgulayan Tokat Valisi Dr.Recai Akyel, çarkın ileriye doğru döndüğünü, verimli toprakları koruyarak, hava su ve çevre kirliliğine karşı mücadele ettiklerini, başta organik tarım ürünleri olmak üzere iyi tarım uygulamaları ile insan sağlığına uygun olan yaş meyve sebze ve hayvancılık üretimi yapmak istediklerinin altını çizerek devam eden projeleri şu şekilde özetledi, "İkincisi, tarımsal ve hayvancılık sanayi üzerine üretimimizi kurmak Üçüncüsü ise bunları pazarlamak. Vilayet, özel sektör, sivil toplum kuruluşları, üniversite ile ortak çalışıyoruz. Köylülerin desteğe ihtiyacı var. Kamunun gücü sınırlı.olduğu için bütün sahaya inemiyoruz. Şirketler, sivil toplum örgütleri, vakıf kooperatifleri, Ziraat odaları, üreticiler kooperatifleri hep beraber vatandaşı bilgilendirmeye çalışıyoruz."

Tasnifleme, sınıflandırma, depolama, karton ambalaj olmak Turhal'da Olmuksa'ya ait karton ve ambalaj sanayini tesisinin temellerinin de atıldığını, Niksar organize sanayide çok büyük bir tesisin yapım aşamasında olduğunu anlatan Tokat valisi Dr. Recai Akyel, "3 yıl sonra Tokat'a yatırım yapacaklar geç kalmış olacak. Tokat'ın potansiyelinin işlenmesi gerekiyor. Çin'e, Türki Cumhuriyetlere, Bulgaristan'a, Roma'ya.giden müteşebbis Tokat'a gelecek. Tokat'ın kalkınmasında verimli tarım toprakları, ovalar ve meralar, birincisi yaş meyve ve sebze, ikincisi orman ağaç, 3.toprak doğal taş ve mermer. 4.doğal miras kültürel miras turizm ve tarihi eserler olmak üzere 4 ayak üzerine kurduk. 4 ana alanda Tokat rekabet avantajını sürdürecek. Doğal taş ve mermeri gerçekleştirdik. Bu yıl tarım fuarını kuracağız. Organik tarımı teşvik ediyoruz. Bunun eğitiminin verilmesi sertifikasyonu, kültürü çok uzun zaman alıyor. Uzun ince bir yolun temelinin atıldığı Tokat'ı Türkiye'de örnek il yapacağız. Organik tarımda da Tokat'ın ismini duyacaksınız. Ayrıca Kelkit Havzası Kalkındırma Birliği ve Yeşilırmak Havzası Kalkınma Birliği olarak üyesi olan Tokat DPT, Dünya Bankası yatırım kredilerinden istifade etti. Hem de Tarım Bakanlığı'nın kırsalla ilgili teşviklerinden de istifade ediyoruz. "Tokat rahat yaşanılır bir kent" olarak hedef koyduk. İnsan mutluluğuna da kalkınmaya da önem veriyoruz. Tokat üretiyor projesini uyguluyoruz. Köydeki vatandaşları 'bunların hepsi para, altın ve petrol demek' diye silkeleyerek, 'verimli toprağın, ormanı, toprağın, suyun, meranın, yaylanın, otlağın, ormanın farkına varın' diyoruz. Uluslararası arenada güçlü millet olmanın yolunun üretimden geçtiğini vurguluyoruz. Kesinlikle üretimi teşvik ederek insanları çalışmaya teşvik ediyoruz. Bugün domates, yarın yaş meyve sebze, bir sonraki gün doğal mermer, üzüm ve şeftali, tekstil, orta ölçekli sanayi ile "Tokat Üretiyor Projesi" ile insanları çalıştırmaya kişileri bireyleri şirketleri üretime teşvik ediyoruz. Yapmış olduğumuz işlerde kalite, hareketlerimizde davranışlarımızda etik, düşüncemizde dizaynımızda estetik, her yaptığımız işte kesinlikte verimlilik etkinlik vardır."dedi. 'Tokat Kalkınma Modeli'ni oluşturduklarını kaydeden Tokat Valisi Dr. Recai Akyel, "Tokat'ın sahip olduğu zenginlikler üzerine, kalkınma modeli oluşturuyoruz. Tokat, tarım ve hayvancılık bakımından çok büyük potansiyeli olan bir ilimizdir. Bilhassa, yaş sebze ve meyve bakımından çok zengindir. Hayvancılık bakımından büyük imkanlara sahiptir. Hayvancılıkta, sütün miktarını ve kalitesini arttırma konusunda çalışma yapıyoruz.

Aynı zamanda Tokat'ımız, toprak, doğal taş ve mermer rezervi açısından çok zengindir. Zile, Turhal ve Erbağ'da çok sayıda kiremit ve tuğla fabrikası vardır. Tuğla ve kiremit sanayi, Tokat'ta çok gelişmiştir. Mermer konusunda ise, birçok ülkeye ihracatımız mevcuttur. Afyon, İzmir ve Antalya'dan sonra Anadolu'nun 4'ncü büyük mermer fuarı, Tokat'ımızdadır. Kentimiz, tarihi- kültürel ve doğal güzellikleri açısından büyük potansiyele sahiptir. Dünyaca meşhur Ballıca Mağarası, Kaz Gölü, Zinav Gölü, Almus Gölü, Topçam Yaylası, Semene Yaylası, Kelkit Irmağı, Yeşilırmak gibi doğal güzelliklerimiz ve kültürel mirasımız vardır. Bilhassa, Hitit, Roma, Bizans dönemleri ile Osmanlı, Selçuklu ve Türk Beylikleri dönemlerine ait, kamusal camiler, köprüler, hanlar, kervansaraylar, hamamlar mevcuttur. Diğer taraftan, bir üniversite kenti olmayı planlıyoruz. Kısaca, Tokat'ı tüm yönleriyle markalaştırırken, Tokat'ımızın; rahat, yaşanabilir, düzenli ve kalkınmış bir kent olmasını hedefliyoruz" diye konuştu.


  Panel'den görünüm

 İl Tarım Müdürü Ünal Koçak konuşmasını yaparken


İl Tarım Müdürü Ünal Koçak, "Bağcılık Tokat'ta En Önemli Sektör Olacak"

Tarımın aynı zamanda istihdam açısından işsizliği emen bir sektör olduğunu söyleyen Ünal Koçak, "Tarımın sürekli yeni teknolojilerle desteklenmesi, teknolojinin zamanında çiftçiye ulaştırılması ve saha çalışmalarında kullanılması gerekmektedir. Bu sayede birim alanda verimi de artırmış oluyoruz. Birim alandan verim artarken kalitenin de mutlaka yükseltilmesi gerekir. Kaliteli üretimde de izlenebilirlik denilen Kayıtlı Üretim Sistemine çiftçileri yöneltmek gerekiyor. Biz bu konuda çiftçilerimizi kayıt altına alarak, bu konudaki çalışmaları başlattık. Çiftçiler kullanacakları ilacı ya bizzat bize ya da bir danışmana sorarak alıyorlar. Bu konuda sürekli uyarılarımızı yapıyoruz. Öncelikle birim alandan verimi artırmayı hedefliyoruz." dedi. Tokat'ın da içinde bulunduğu 7 ilde bu çalışmalara devam ettiklerini ve bu çalışmanın bir sayfasında çiftçilerin kullandıkları gübrelerin kayıt altına alındığını, diğer sayfada da kullandığı zirai ilaçların kayıt altına alındığını anlatan Ünal Koçak, "Her çiftçi danışmanı olduğu ziraat mühendisine ya da İl Tarım Müdürlüğündeki yetkililere verecek ve tasdik ettirip, ancak ondan sonra ürünlerini o belge ile satışa sunacak. Eğitimlerimizi sonbahardan Mart ayına kadar, genelde kış dönemlerine kaydırıyoruz. Gidilen köyün durumu da göz altına alınıyor. Eğer bitkisel üretim ağırlıklı ise, bitkisel üretim ağırlıklı konular ele alınıyor. Eğer hayvancılık ağırlıklı ise, o konular ele alınarak çiftçilere yönlendirme yapılıyor. Bu şekilde köy toplantılarında Önder Çiftçi dediğimiz Lider Çiftçileri seçiyoruz. Yeniliği görüp hemen kabul edenler bizim için lider ya da öncü çiftçilerdir. Lider çiftçilerle uygulama bahçelerimizi kuruyoruz. Elimizdeki fide ve tohumları veriyoruz. Çiftçiye ne şekilde ve nasıl üretim yapacağını söylüyoruz. Bu şekilde Demontrasyon Bahçemizi kuruyoruz. Eğer gerçek anlamda bölgemize adapte olmuş ve geleceği parlak bir ürün gösteriyorsa bu ürünü bir tarla günü ile bölge çiftçilerine duyuruyoruz. Bu örnekleme sisteminden sonra genelleştiriyor ve tüm bölgeye yayıyoruz. İlimizdeki domates olayı da 500 metrekarelik bir denemeden başlayıp tüm bölgeye yayılmıştı. Bugün 600 bin tona yakın bir üretim ile hakim ürün haline geldi.

Çiftçilerin Örgütlenmesi Ve Birliklerin Çalışması İçin Ekonomik Güç Gerekiyor

Tokat İl Tarım Müdürü Ünal Koçak, çiftçileri örgütleyebilmek için önce onları Ziraat Odası'na üye yapmak gerektiğini belirterek, "Bu resmi bir zorunluluk. Diğeri de çiftçileri ürün bazında üretici birliklerinin kurulması yönünde teşvik etmek. İlimizde domates, süt ve buğday üreticileri birlikleri kuruldu. Eğer kesme çiçek varsa onun içinde bir birlik kurulacak.

Ekonomik anlamda ne kadar ürün varsa ve çiftçinin de ilgisi varsa o kadar birlik kurabiliyoruz. Birliklerin çalışması için ekonomik güce kavuşması gerekir. Ya devlet destekleyecek, ya da çiftçiler gönüllü olarak destekleyecekler. Yönetime seçilen kişilerin o işi özveri ile zaman ayırıp örgütlemesi gerekiyor. Tarımsal Kalkınma Kooperatiflerini incelerseniz, yan yana iki köy kooperatif kuruyor. İlk köyü başarılı oluyor ikincisi başarısız. Birincisi işi özveri ile yönlendirip çiftçilere yardımcı oluyor kooperatifin kazandığı katma değer kooperatifi kazançlı hale getiriyor. Ama bazen kişilerin yetersiz bilgisi veya çıkar ilişkileri bu kazançları ve başarıları engelliyor. Tokat bu konuda oldukça ileri konumda."dedi.

Kırsal Kalkınma Yatırımları Geliştirme Programı

Kırsal Kalkınma Yatırımları Geliştirme Programı hakkında da bilgiler veren Ünal Koçak, "Önce 16 ilde köy bazlı olarak başladı ve Tokat bu 16 ilin içinden birinci oldu. Köy bazlı proje 1 yıl uygulandı ve 1 yıl sonra 2006 yılında diğer 65 ili de kapsayacak şekilde 81 ile yayıldı. 81 ilde Kırsal Kalkınma Yatırımlarını Destekleme programı olarak 65'i devam etti, diğerleri zaten köy bazlı olarak devam ettiler. 2008 yılı programında ise,, köy bazlı yatırımları destekleme kısmı iptal edildi ve Kırsal Kalkınma Programlarını Destekleme programı olarak devam edildi. Bu da ekonomik yatırımlar ve alt yapı yatırımları olarak ikiye ayrıldı. Ekonomik yatırımlar içinde makine destekleme yatırımları var. Tarımsal alet ve makineler. Eğer çiftçi belirli bir makineye ihtiyaç duyuyor ve bunu alamıyorsa %50 hibe veriyoruz. Sadece çiftçi kayıt belgesini ve arazi tapusunu getiriyor, ya da kirasını getiriyor. Birinci derecede işleme, ambalajlama, paketleme işlemlerini kendileri yapacak olanlara da 500 milyara kadar olan yatırımlarına % 50 hibe kredisi veriyoruz. Yapacağı işe göre makinesini alması için de hibe veriyoruz. Elimizde 40'a yakın proje var. 10 tanesi bitti ve üretime geçtiler. Kırsalda bu işletmelerin kurulmasıyla istihdam da sağlanıyor. Tarımsal Ürünler eğer işlenirse daha fazla katkı sağlıyor. Bu projenin diğer bir amacı da Türkiye'deki işlenmiş ürünlerin desenini artırmaktır. Küçük bölgelerde bölgeye öz markalaşma ürünlerinin ön plana çıkmasını sağlayacaktır. Tokat'ta 10 milyon 800 bin YTL'lik bir proje desteği gelmiş. Çiftçiye hibe olarak yansıyacak kısmı ise 5 milyon .400 bin'dir." şeklinde konuştu.

Bağcılık ve Bağ Yaprağı Önemli Sektör Olacak

15 bin 700 hektarlık bir alanda kurulu bağlarımız var diyen Ünal Koçak, "Yeni bağ tesislerine geçildi. 5700 hektarlık bir aktif alanda bağcılık devam ediyor. Hem sofralık, hem şaraplık farklı çeşitte ürünümüz var. Yapraklar çok nazik. Önceleri aile ve dostlara vermek için salamura yapılırdı. Ancak şimdi 10-15 firma tarafından işleniyor. Taze iken koparılıyor, haşlanıyor ve tuzlanıyor, paketleniyor ve ambalajlanıp etiketleniyor. Fabrikasyon olarak piyasaya 4700 ton sunuluyor. Ancak 5700 hektarlık alandan toplanan bağ yaprağı ile bu 10 bin tonlara çıkabilecek. Üretimin % 60'ı tüketime, % 40 ihracata gidiyor.

Prof. Dr. Kemal Esengün, "Gıda Sanayi İşletmeleri Çevreye Karşı Duyarsızlar"

Panelde ilk sunumu yapan Prof. Dr. Kemal Esengün, Tokat'taki gıda sanayi işletmelerinin yapısal durumu ve çevreye yönelik davranışları hakkında bilgi verdi. Esengün, "Gıda sanayi işletmelerindeki çalışan durumuna baktığımız zaman, meyve ve sebze işleme sanayi işletmelerinin en fazla, süt ve süt ürünleri işletmelerinin ise en az istihdam sağlayan işletmeler olduğunu görüyoruz." dedi. Gıda sanayi işletmelerinin çevreye olan duyarsızlıklarını dikle getiren Esengün, "İşletmenin diğer işletmelerden daha az çevreye zarar verdiğini göstererek etikete bu bölgede yalnızca ulusal ölçekte dağıtım yapan bir işletme sahiptir" şeklinde konuştu.

Teşkilatlandırma ve Destekleme Genel Müdürlüğü Kırsal Kalkınma Daire Başkanı Fikri Kaya, "Yeterli Sayıda Proje Gelsin Hepsini Destekleyelim"

Tokat'taki Kırsal Kalkınma Programı'ndan bahsetti. Türkiye'nin 16 ilinde kırsal alanda yatırım yapacak yatırımcılara Dünya Bankası tarafından destek sağlanacak olan Kırsal Kalkınma Yatırımcıları Destekleme Projesi (KKYDP) ve Köy Bazlı Katılımcı Yatırımları Projesi'ni (KBKYP)anlatan Kaya, projelerin amaçlarının kırsal alanda tarıma dayalı sanayinin gelişimine destek vermek ve altyapıyı iyileştirmek olduğunu belirtti. Ekonomik yatırım konuları ve basınçlı sulama sistemleri yatırımları olarak iki ana başlıkta belirlenen yatırımlar bireyler, şirketler ve tarımsal amaçlı kooperatif ve birlikler, köylere hizmet götürme birlikleri ve sulama kooperatifleri başvurabiliyor. Yapılan başvurular ve hibeler hakkında bilgi veren Kaya, "Ekonomik yatırımlarda yüzde 50, basınçlı sulama yatırımlarında yüzde 75 destek sağlanan bu proje, yarım kalan ya da yatırımcının gözünü korkutan projelerin bitirilmesi için çok önemli bir adım. 2005-2007 yılları arasında toplam 5699 proje başvurmuş, bunların 4761 tanesi kabul edilmiş ve toplamda 385.910 YTL hibe yapılmıştır. Yapılan hibelerin sektörlere göre dağılımı yapıldığında yüzde 14'ü tarımsal ürünler depolanması ile ilgili projelere yapılmıştır. Kırsal Kalkınma Ödemeleri olarak baktığımızda ise 2006-2008 yılları arasında KKYDP ve KBKYP'de toplam 136.342.049 ödeme yapılmıştır. Tokat ilinde bu kapsamda toplam 90 proje vardır, 47 tanesi bitmiş, 28 tanesi hala devam etmektedir. Ödenen hibe tutarı ise 2.902.794 YTL'dir. Tokat hibe desteklerinden yararlanması uygun bulunan illerin başında gelmesine rağmen, yararlanma aşamasında 4. sıraya gerilemiştir. Bu, yeterli sayıda proje başvurusunun olmamasından kaynaklanmıştır. Bu tarz projeler ülkemiz kalkınmasında önemlidir ve tarıma dayalı sanayide önemli aşamalar kaydedilmesini sağlayacaktır" dedi.

Tarım Araştırmaları Genel Müdür Yardımcısı Dr. Ahmet Yücer, "Ürettiğinize Sahip Çıkın"

Taze Meyve ve Sebze İhracatında Fırsatlar konulu bir sunum yapan Tarım Araştırmaları Genel Müdür Yardımcısı Dr. Ahmet Yücer, taze meyve ve sebze ihracatında standartların çok gerisinde olduğumuzu belirtti. Yücer, "Yılda 42 milyon ton üretim ile Çin, Hindistan ve ABD'den sonra 4. sıradayız ancak ürettiklerimizin yalnızca yüzde 3'ünü ihraç ediyoruz. İhracatı yükseltebilmek ve yılda 2,5 milyon ton ithalatı olan AB pazarında kabul görebilmek için bazı kıstaslara uymamız gereklidir. Bunun için benimseyeceğimiz prensip, üretim tekdüze, hasat hırpalamadan, depolama çürütmeden, boylama karıştırmadan, ambalaj yatak konforunda, nakliye gecikmeden, tüketiciye sunum al beni dedirtecek standartlarda olmalıdır." dedi. Ülkemizde üretilen bir golden elmanın, kasalara koyulup tırla Almanya Münih Hali'ne gidene kadarki yolculuğunu fotoğraflarla anlatan Yücer, özensiz ambalajlamanın Türkiye'den gelen elmayı Avrupa'nın diğer ülkelerinden gelen meyvelerinin yanında 2. ya da 3. sınıf meyve statüsüne düşürdüğünü belirtti. İnsanların artık standart boylarda, sağlıklı ambalajlanmış ve sağlık enstitülerinin belirlediği kıstaslarda meyve ve sebze görmek istediğini belirten Yücer, Türkiye'nin kendini bu konuda toplaması gerektiğinin önemini vurguladı. Yücer, "İhracatımızı ve kalite standardımızı yükseltebilmek için, üretimde birkaç çeşit yerine tek çeşit tercih edilmeli, çeşit konusunda ihracatçının görüşü alınmalı, çeşidin önceki yıllardaki performansı dikkate alınmalı, sertifikalı fide kullanılmalı, yetiştiriciliğin gerektiği şartlar sağlanmalı, kullanılan ilaçlar kayıt altına alınmalı. Eğer bunlara dikkat edersek kısa zamanda kalitenin arttığına hep birlikte şahit olacağız" şeklinde konuştu.

Tarım İl Müdürlüğü'nden Muzaffer İdi, "Türkiye'nin Tarımsal Ürün Ambarı Tokat'tır"

Türkiye'nin ihtiyacı olan narenciye dışındaki tüm tarımsal ürünlerin Tokat'ın verimli ovalarında üretilebildiğini belirten Tarım İl Müdürlüğü'nden Muzaffer İdi, Tokat sınırları içerinde hala daha tarıma elverişli 54 bin hektarlık arazi olduğunu belirten İdi, Tokat'ın tarıma dayalı sanayi için biçilmiş kaftan olduğu ifade etti. İdi, "İlimiz tarım arazileri açısından zengin ve bereketlidir. Ülkemizin birçok tarımsal ürün ihtiyacı buradan karşılanmaktadır. Özellikle öne çıkan ürünler, kuru soğan, barbunya, bakla, domates, vişne, taze fasulye, ceviz, kirazdır. İlimize özgü madımak konservesi, ahududu ezmesi, alıç ezmesi, böğürtlen ezmesi, kuşburnu ezmesi, kızılcık ezmesi ve mahlep püresidir. Aynı zamanda Tokat yaprağı da ülkemizde önemli bir yer edinmiştir." dedi.


 Panele ilgi oldukça fazlaydı

 Tokat Valisi Dr. Recai Akyel sık sık not aldı

 UyumSoft A.Ş. Genel Müdürü Mehmet Önder

UyumSoft Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri AŞ Genel Müdürü Mehmet Önder, "2'nci bir GAP Projesi'ni hayata geçirebiliriz"

Tokat ve çevresindeki illerin, Karadeniz'in Çukurovası olduğunu kaydeden UyumSoft Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri AŞ Genel Müdürü Mehmet Önder, "Tokat, Sivas, Gümüşhane ve Giresun illerimizi kapsayan Kelkit Havzası, dünyada tarıma en uygun, bozulmamış ender havzalardan biridir. Bizler, üzüm yaprağı, madımak, kuşburnu, pekmez çeşitleri, domates, ceviz gibi ürünlerimizi markalar haline dönüştürüp, yurtiçi pazarının yanı sıra, yurtdışına daha yoğun ihraç edebiliriz. Süt ve süt ürünleri ile hayvancılık konusunda yeni yatırımlar yaparak, bölgemizin ve ülkemizin ihtiyacını karşılayabiliriz. Tokat ve çevresindeki illerimizde, tarım ve hayvancılığın geliştirilmesiyle, '2'nci bir GAP Projesi'ni hayata geçirebiliriz. Tokat ve çevresindeki iller, Karadeniz'in Çukurovası'dır" dedi.

Ballıca mağarası, tarihi ve kültürel zenginlikleri, termal tesisleriyle bir turizm kenti olan Tokat'ın, mermer gibi yeraltı zenginliklerine de sahip olduğunu anlatan Mehmet Önder, bu potansiyellerin hayata geçirilmesinde, yatırım yapacak işletmelerin önünün açılmasının önemli olduğunu söyledi.

İşadamlarına tavsiyede bulunan Mehmet Önder, "Artan maliyetler ve azalan karlar karşısında, ayakta kalabilmek için işletmeler arasında, 'işbirliği yapma kültürü' başlamalıdır. Satış, satın alma, dağıtım, pazarlama gibi süreçlerde, işbirliği yapan işletmeler, maliyetlerini düşüreceğinden, daha rekabetçi olacaktır. İşletmeler olarak, dünya ile rekabet edip, ayakta kalmayı istiyorsak, bunu tek başımıza, başarmamız mümkün değildir" diye konuştu.

Serap Girgin Baykal
Business News Dergisi Editörü
sgbaykal@gmail.com



12 Haziran 2008