|
Klasik bir giriş gibi olacak ama gerçekten hatırlatmakta yarar var; "Bilgi kişiler ve kurumlar için hayati önem taşımaktadır". Bu satırı okuduğunuzda saptama ile salt yazı başlığına gönderme yapıldığını düşünme ve "Biz de biliyoruz" yaklaşımı hatta önyargısına düşmediğinizi umarım. Çünkü saptamanın devamı; "Bilgi ile veri karıştırılmaktadır. Bilginin önemi kabul edilmekte ama bu önemin derecesi fark edilmemekte, dahası bilgi ne yazık ki doğru kullanılmamaktadır" diye devam etmektedir. Bunu düşündüren ise gelişmiş toplumlarla aramızdaki bilgi uçurumu ve firmaların bilgiye yaklaşımıdır. Biraz tatsız bir saptama ama "Bizde herkes her şeyi bildiğini düşünür. Bilgiye değer verdiğini söyleyen çok ama bilgiye veya eğitime para vermeye niyetli olan dahi azdır" diye danışmanlık sektörünün temel sorununun da altını çizebiliriz. Oysa gelişmiş ülkelerle aramızdaki uçurumu kapatmak için bilgi üretmek, bunu sağlamak için ise girişimciliği, inovasyon ve teknoloji kullanımını desteklemek gerek.
İnsan kaynağı bir şirketin sahip olabileceği en değerli varlıktır. Şirket başarısını ağırlıklı olarak çalışanlarının becerileri, değişime uyumu, gelişme yeteneği ve öğrenen organizasyon olması belirler. Öte yandan kullanılacak teknoloji ve araçlar doğal olarak önemli, ama unutulmaması gereken nokta tüm bunların başarı veya başarısızlığını insanın belirlediğidir.
Bir araştırmaya (IDC) göre "Yeni ekonominin önündeki en büyük engel olarak % 30 ile değişime açık olmayan yönetim anlayışı ve yine % 30 ile nitelikli eleman açığı görülmekte". Eğer sizin için bazı şeylerin değişmesini istiyorsanız siz de bir şeyleri değiştirmelisiniz. Bunun için en iyi başlangıç kişisel değişim olacaktır. Yaptığımız işte başarılı olabilmek için işimizde ustalaşmalı, uzmanlaşmalı ve kendimizi hep geliştirmeye çalışmalıyız. Bireysel başarımızı takım içinde de sürdürmeliyiz. Bir veya birkaç konuda bilgili, hatta uzman olabiliriz, ama gelişmek için birçok konuda meraklı olmalıyız. Bilgimizin veya uzmanlığımızın olduğu konuların diğer konulara etkisi veya söz konusu konulardan nasıl etkilendiği de ilgi alanımız içinde olmalı.
Bilindiği üzere "Yeni ekonomi" kavramı ile birlikte 90'lı yıllar sonrası Bilgi Yönetimi (BY) iş dünyasında gözde bir kavram oldu. BY için öncelikle bilginin öneminin kavranması, bilgiye sahip olma ve günümüzde bilginin nasıl bir rekabet silahı olduğunun farkında olunması gerekiyor. Bir de aralarında önemli bir ayrım olmasına rağmen sıkça bilgi yerine kullanılan enformasyon konusu var. Enformasyon sadece bir araçtır. Enformasyon iş akışlarında bir ürün olarak değil eylemin bir parçası olarak görülmektedir. Kitaplarda olan şey bilgi değil enformasyondur. Enformasyon değer üretmez, bilgi ise eyleme dönüşebilecek bir yapıdadır. Enformasyon işçilerinin enformasyonu üretme, işlemleme, saklama, transfer etme ve karşılaştırma ile ilgili işlemleri yaparken bu enformasyonla ilgili eylemlerden sorumlu olmadıklarını görüyoruz. Gerçek bilgi işçisi enformasyonu değer yaratacak bir eyleme katkıda bulunması için düzenlemek zorundadır. Enformasyon gerektiğinde kullanılmak üzere dizayn edilmiş, eyleme ait bir basamağı tamamlamak, rolleri gerçekleştirmek için gereklidir. Enformasyon işçisinden bilgi işçisine ondan ise değer işçisine gidiyoruz. (Robert Dunham, Enterprise Design Başkanı)
BY konusunda birçok satıcı özellikle hemen doküman yönetimi, veritabanları ve veri ambarlarından söz etmekte. Bir veritabanı veri ve enformasyon içerir bilgi değil. Çeşitli girişimlerde özellikle Müşteri İlişkileri Yönetimi (CRM) veya Kriz Yönetimi projelerinde şirketi veri ambarlarına hapsetmemek lazım. Öte yandan toplanan veri düzenli, aynı formatta, kategorize edilmiş, ayrıştırılmış, temizlenmiş, kişiselleştirilmiş, bütünleştirilmiş olmazsa ve hepsinden önemlisi kullanılmamakta ise veri ambarlarında stoklanması dahi şirkete ancak yüklü maliyet getirir.
"BY eşittir bilgi depolamak değildir" diyen Gene Koprowski "BY'nin gizeminden her tarafta bahsediliyor- bunun çalışanlar ve firma arasındaki iletişimi otomatik olarak güçlendireceğine dair bir inanç var. Fakat bu yanlış bir algılama çünkü "Bilgi teknolojileri tek başına bilgi paylaşımını artırmaz"... birçok kişi BY'ni somut bilgi dokümanlarından ibaret sanmaktadır. Yaratılan her şeyin bilgisayarda veritabanına aktarılması imkansız, zaten mantıklı da değildir. Yaratılan her dokümanın büyük bir "bilgi bankası"nda depolanmasına çalışmak yerine firmalar yönetim yapılarını tekrar gözden geçirmelidirler" tespitinde bulunuyor.
BY eşittir BT (Bilgi Teknolojisi) demek, diğer bir ifade ile ancak BY'nin sadece BT ile olabileceğine inanmak şirketlerin yaptığı önemli hatalardan biridir. Bilginin paylaşımını birçok bilgi kaynağından birçok alıcıya ulaştırmak iş geliştirmede kaldıraç vazifesi görür. İşletmenizi öğrenen organizasyona dönüştürmede özellikle uzaktan öğrenme çok yararlı. BY firmanın değerleri açısından da çok önemlidir. Firmanın pazar değerinden finansal değerlerini çıkarınca geriye ağırlıklı olarak entelektüel sermayesinin ortaya çıkardığı değer kalıyor. Bu ise firmanın pazar değerini rakiplerden farklı konuma getirecek en önemli öğe oluyor.
Eğitim tüm şirketler için önemli. Tepe yöneticileri dahil çalışanların tümünün eğitime açık olması, değişime ayak uydurması ve bilişimden yararlanması gerek. Çünkü şirketlerin değerlerini belirleyen unsur fiziksel varlıklarından çok bilgi birikimleri ve marka değerleri oluyor. Dolayısıyla bu değeri taşıyan insanlar kurum için en değerli varlık oluyor
Ekonomik kriz sonrası % 60 oranına kadar küçülen bilişim sektörü (çalışanları da) kendini sorgulamalı, kendini ve hizmet sunduğu sektörleri krizden çıkarabilmek için sadece sertifikasyon ve genele yayılan eğitimler değil, müdürler ve üst düzey yönetim için de eğitimler yapmalı. Bunu yapmak teknik insanlarla yöneticiler arasındaki iletişimsizliği de çözecektir. Tüyo: Bilişim sektöründe nitelikli insan kaynağı açığının 2008 için 100 binden fazla olduğu (150 de diyenler var) ve 2015 için ise açığın 250 bin civarında olacağı konuşulmakta. Bu konu çok önemli ve eğitimci firmalara büyük görevler düşüyor.
Bilgi kullanımında farklılaşmış ülkeler, Dubai, İsrail, İrlanda, Hindistan ve Çin örnekleri sanırım ilgililerin dikkatlerinden kaçmıyor. Pekiştirme ise Bill Gates'ten "Bilgiyi toplama ve kullanma biçiminiz, kazanmanızı ya da kaybetmenizi belirler. "Bilgi ve bilginin güvenliği önemli diyorsanız sıra ek sorulara geldi. Bilgi güvenliğinin öneminin farkında mısınız? Peki Türkiye Bilişim Güvenliği Derneği (www.tbgd.org.tr) size tanıdık geliyor mu?
Sonuç; Bilgiyi birikime dönüştürmek ve yönetmek gerek. Günümüzde değer yaratmak, değer katmak ve bilgiyi harekete geçirmek önemli. Bu bakış açısı ile iş yapışınızı ve kullandığınız araçları bir kez daha gözden geçirin, belki sizin için de değişim zamanınız geldi de geçiyor. BY için en önemli öğe bilgiye olan yolculuğunuzda başarılar diliyorum.
Abdullah Bozgeyik
Abdullah Bozgeyik Kimdir? (Tıklayın!)
|