|
Eğitim, Danışmanlık ve Girişimcilik
Geçen yıllar (2008 ve 2009) çeşitli sektörler, firmalar hatta ülkeler için sıkıntılı geçti. Bu ne yazık ki sadece herhangi bir ülke için değil tüm ülkeler ve doğal olarak da ülkemiz için de geçerli idi. Bu konuda sorunun ABD ve global kriz açısından 2008 itibarı ile başladığını söylemek anlamlı ama eksik olacaktır. Çünkü ülkemiz için konu çok daha eskiye dayanmaktadır. Bunun için arşiv taraması "ekonomide yalancı bahar" kriteri ile yapılabilir. Krizlerin yönetilebilmesi konusunda kötümser değilim ve hiç olmadım ama gerçekçi de olmak lazım. Ne yazık ki 2001 krizi sonrası dahi bazı önemler olması gerektiği gibi alınamadığı için bazı sıkıntılar sektörler ve piyasalar için daha yıkıcı oldu son yıllarda. Üstelik kriz çeşitli verilere göre teğet geçmiş gibi görünse de piyasalar, KOBİ'ler hatta büyük gruplar ve Holdingler dahi memnun değil son iki yılda işlerin gidişatından. Bunu dile getiren az ama önlem almaya çalışan çok. Bu detay sevindirici çünkü derdiğimiz üzüm yemek olmalı. Ne yazık ki krizin en büyük ve yıkıcı etkisi işsizliktir. Bu konuda çözüm üretmek sanıldığı ve söylendiği kadar da kolay değil. Oysa strateji, planlama ve girişimcilik bu konuda çözüm üretebilecek üçlü saç ayağıdır. Konuya özel çözümleri Kriz ve Girişimcilik kitaplarımda yazıyorum yıllardır.
Kriz yönetimi dersini 2001 krizi sonrası üniversitelerin MBA programlarında açan, konuya özel "Krizleri fırsata dönüştürmek" ve "Krizlerden yükselerek çıkın" isimli iki kitabı olan, verdiği çok sayıda eğitim ve yazdığı yazısı olan bir "bağımsız eğitim ve yönetim danışmanı" olarak geçen yıllar boyunca krizleri hep yönetebileceğimizi söyledim. Bu düşüncem devam ediyor ama firmalar, sektörler, ilgili kuruluşlar açısından baktığımda yapılan ve yapılmayan listesi tatsız. Daha çok gördüğümüz pansuman tedbirler ve ötelemek hatta yok saymak. Kökten çözümler konusunda ise yavaş ilerleme var. Dikkatinizi çektiği üzere yazdıklarım siyasi veya gündem maddeleri değil, hiç de olmadı. Çünkü gündeme takılmak sizi firma ve sektör olarak gelecek planlarından uzaklaştırabilir. Konuyu bazı sorularla incelemek sanırım yararlı olacak. Lütfen aşağıdaki sorulara ilk okuduğunuzda hemen ve dürüstçe cevap verin, çünkü vereceğiniz cevaplar ve o doğrultudaki eylemleriniz firmanızı geleceğe taşıyabilir.
1. Sizce firma olarak niçin başarılı veya başarısızsınız?
2. Yakın ve orta vadeli gelecek planlarınız sizce ne kadar gerçekçi?
3. Rekabetin ne kadar yüksek olduğunun farkında mısınız, ne yapıyorsunuz?
4. Piyasaların ne kadar düzensiz olduğunun farkında mısınız, ne yapıyorsunuz?
5. Sektöre özel dernek, dergi ve organizasyonları ne kadar takip ediyorsunuz?
6. Teknolojinin ne kadar hızlı değiştiğini fark ediyor musunuz, ne yapıyorsunuz?
7. Çalışanlarınızla ve iş ortaklarınızla ortak hedeflere odaklanmak niçin gerekiyor?
8. Üst yönetim ile orta kademe yöneticiler arasında bu eşgüdümsüzlük var mı?
9. Yönetim stratejilerinize yöneticilerinizin uyumu nasıl?
10. Yönetim kurullarınız nasıl ve "Bağımsız yönetim kurulu üyeniz" var mı?
11. Yönetim kurulu ve her şey patron diyorsanız, hiç bağımsız danışmanla çalıştınız mı?
12. Bağımsız denetimden geçiyor musunuz yoksa iç denetim sizce yeterli mi?
13. Sizce firmanızda müşteri niçin hak ettiği ilgi ve hizmeti görmüyor?
14. Neden "Müşteri ve çalışan memnuniyetine" önem verilmiyor?
15. Çalışanlarınız firmanın esiri mi yoksa üretim bandının bir parçası mı sadece?
16. Sektör biz ve rakiplerden mi oluşuyor, genişleyen ve kontrol edilemez yapı ne demek?
17. Sektör öncüleri sektördeki her ölçekteki firmaya karşı görevlerinin farkında mı?
18. İK ve denetim konusunda "Ölümü gösterip sıtmaya razı etmek" mi işin doğrusu?
19. Eğitim boşa harcanan para ve zaman mı demek?
20. Danışmanlık, hele yönetim danışmanlığı sadece kitaplarda ve batıda mı geçerli akçe?
21. Üretim ve hizmette yazılımın donanımdan daha kıymetli olduğunu biliyor musunuz?
22. En önemli kaynağımız "İnsan Kaynağımız" demek klişe mi oldu firmanızda?
23. Firmanızın geçen yılki ve bu yılın eğitim bütçesi nasıl, hangi eğitimleri aldınız?
24. İç eğitimlerin veya toplu eğitim ihalelerinin çözüm olduğuna inanlardan mısınız?
25. Eğitimlerde teorik bilgi ve akademik yaklaşım sizin için ne kadar önemli?
26. Eğitimlerde "programı çeşitle doldurarak ama sınırlı bütçe" ile mi yaparsınız?
27. Eğitimlerde motivasyondan çok daha fazla dönüş olabileceğini düşünür müsünüz?
28. Yabancı konuşmacıların olduğu etkinliklere özellikle gider misiniz?
29. Konuşmacı ajansları ve Türk profesyonel konuşmacılardan haberdar mısınız?
30. Kitaplarda olan, yönetimce bilinip uygulanmayan yönetim teknikleri ne işe yarar?
31. Kriz yönetimi hatta kriz kelimesi dahi sizin ve firmanız için tabu mu oldu?
32. Sizce "Çok boyutlu kriz yönetiminden" haberdar olunması gerekli mi ve niçin?
33. Firmanızca yapılanlar pansuman tedbir mi, yoksa strateji, planlama ve uygulama mı?
34. Tüm çözümler yabancı uzmanlarda ve onların kitaplarında mı var acaba?
35. Tüm güzel çalışmalar sadece büyük şehirdeki (İstanbul) firmalarca mı yapılabilir?
36. Üretimde farklılaşmak size ne ifade ediyor, peki ya müşterinize?
37. Sorunlardan bahsetmek ama çözüm üretmemek mi doğrusu, peki ne yapalım?
38. Kötümserlik ve kadercilik sergilemek veya birilerini suçlamak mı çözüm, yoksa?
39. Firma olarak "Proje ve Yönlendirme danışmanlıklarından" haberdar mısınız?
40. Yurt dışı alternatif pazarlar ve özellikle ABD pazarından haberdar mısınız?
Şimdi isterseniz tüm bu sorulara cevaplarınızı bir yana bırakalım ve bazı ek kelimelere odaklanalım. Outcome (Sonuç), Scaling (Derecelendirme), Know-How (Uzmanlık), Affirm & Action (Teyit ve Eylem), Review (Gözden geçirme)
Ne o yoksa "Koç" denilince aklımıza sadece kurbanlık koç veya basket koçu mu geliyor? Çözüm odaklılık için ise Solutions (Çözümler), Inbetween (Aradaki etkileşim), Make us of what's there (Olan bitenden faydalanmak), Possibilities (Olasılıklar), Language (Dil), Every case is different (Her durum diğerinden farklıdır) sıralanabilir. Bu kelimeler "The Solutions Focus" kitabının yazarı Paul Z Jackson ile yapılan bir röportajdan. Söz konusu kurgulara, özele kurgu ve benzer modelleri yine benzer yaklaşımla ama duruma ve firmaya özel ek yapılarla farklılaştırarak yıllardır proje danışmanlıklarımda yapıyorum.
Böylece yazı bitti. Bazı sorular mı kaldı cevaplanmadık? İsterseniz ya başa dönün ve bir daha bakın yazılanlara ve satır aralarına ya da iletişim kurun çözüm için ilgili uzmanlar ve danışmanlarla. Malum sizlere cevap vermek ve hizmet sunmak için danışman ve eğitimciler canla başla çalışıyor ve üretiyorlar. Hiçbir hizmet ve bilgi de ücretsiz değildir. Özellikle "her şeyi bilenler konusunda" dikkatli olmanızı öneririm. Malum kılavuz konusu. Oysa proje ve yönlendirme danışmanları proje kapsamında kişi ve firmaları bir araya getirerek çözüm üretir ve kendisi de projenin uzmanlığı ile ilgili bölümünde danışmanlık yapar.
Çalışmalarınızda başarılar dilerim.
Abdullah Bozgeyik
Not 1: Bilindiği üzere "Girişimcilere Yol Haritası" isimli kitabım (Hayat 2005) vardı. Şubat ayında çıkan "Satış ve Pazarlama Öyküleri" kitabımda da duyurduğum üzere 2010 içinde "Eğitim, İK ve Girişimcilik" konularında yeni kitaplarım ve e-kitaplarım çıkıyor olacak.
Not 2: TOSYÖV tarafından (www.tosyov.org.tr) 11-12 Mart 2010 tarihleri arasında İstanbul Dedeman Otel'de düzenlenecek VI.KOBİ Zirvesi'ne ücretsiz katılabilmek için www.kobizirvesi.org.tr sitesinden kayıt yaptırabilirsiniz.
Abdullah Bozgeyik Kimdir? (Tıklayın!)
|
|