Aslı Özek Altındağ
Dostlarımızı Yeni
Tehlikeler Bekliyor
 
 Aslı Özek Altındağ Dostlarımızı Yeni Tehlikeler Bekliyor asli@maxionline.net

    İnsan Hakları konusunda çok yol alması gereken güzel ve yalnız ülkemizin hayvan hakları konusunda da gerek eğitimsizlik, gerek ekonomik sorunlar ve gerekse de çevreye karşı bilinçsizlik yüzünden epey yol alması gerekiyor. Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi'nde belirtildiği gibi "hayvanların saygı görmeye hakkı vardır. İnsanlar hayvanları kendi çıkarları için karşılıksız kullanamaz. Hiçbir hayvana kötü ve zalimce davranılamaz". Bu liste böyle devam eder ama özellikle ülkemizde bunun ne kadar uygulandığı tartışılır. Dostlarımız adeta katlediliyor. Bir de ortada hiçbir neden yokken, sırf zevk olsun diye, katledilen hayvanlar var. Bunlar sadece kediler veya köpekler değil. Geçenlerde gazetelerde görmüşsünüzdür kıyaya vuran bir yunus bıçaklanmış, bu da yetmemiş gibi kuyruğuna taş bağlanıp denize atılmış. Bunu yapanı hangi sınıfa koymak gerek bilmiyorum. Bana göre hayvanları sevmeyen hiç kimseyi sevemez.

    Şimdi dostlarımızı tehdit eden bir başka problem ortaya çıktı: Keneler. Keneler kan emerek beslendikleri için tüm yabani hayvanların, sokaklardaki kedilerin, köpeklerin, çiftliklerdeki ineklerin, koyunların ve evlerdeki evcil hayvanların üzerinde bulunabilir ve bu hayvanlardan insanlara geçebilirler. Hatta TV haberlerinde gördüğüm üzere kaplumbağaların üzerinde bile yaşayabiliyorlar. İşte size hayvan düşmanları için bulunmaz fırsat. Onlara göre keneyi yok etmek istiyorsanız üzerinde taşıyanları yok etmek gerek. Alıp bir veterinere götürmeye gerek yok. Tabii bir de "Biz Türküz, bize bir şey olmaz" mantığıyla keneyi daha iyi görebilmek için (!) kaplumbağı itişleyip kakışlayarak eziyet edenler de cabası. Artık dostlarımızı susuzluktan korumak için yardım etmeye çalışırken bu gibi durumlarda kalanlar için de mücadele etmemiz gerekiyor. Her ne kadar yetkililer kabul etmeseler de, bir bilim adamının yaptığı açıklamaya göre, keneler artık İstanbul'dalar ve 2 kişi Kırım Kongo Kanamalı Ateşi teşhisi ile hastanelik olmuş bile. Yetkililer daha önce başka konularda olduğu gibi gerçekleri örtbas etmek yerine doğruları söyleseler, gerekli önlemleri alsalar sokaktaki dostlarımız boş yere itlaf edilip yok edilmezler.

    Artık evcil hayvanlar için bile kene yüzünden tehlike var. Yine TV haberlerinde insanların pencerelerini açıyorlarsa sineklik taktırmaları söylendi. Yoksa keneler içeri girip insanları ve hayvanları rahatsız edebilirlermiş. Artık kene bahanesiyle hayvan sevmeyen apartman sakinlerine de gün doğdu. Kene taşıyabilir, insanlara bulaştırabilir diye apartmanlarda sorunlar yaşanmaya başlanabilir. Oysa biraz kitap karıştırılsa, teknolojiden faydalanılsa ya da uzman veterinerlere danışılsa evcil hayvanlar için, hele de sokağa çıkmıyorlarsa, hiçbir tehlike olmadığını görecekler. Ama başından beri söylediğimiz gibi her şeyin başı eğitim. Ülkemizin eğitim düzeyi de maalesef ki malum. Çocuklarımıza da bu arada hayvanları öldürmeyi değil sevmeyi öğretmeliyiz.

    İnsanlarına ve özellikle kadınlarına gereken değeri vermeyen, nasıl sevinmesi gerektiğini bilmeyen, sırf zevk olsun diye silaha sarılan bir toplum olarak hayvanlara gereken sevginin ve alakanın gösterilmesini beklemek herhalde hayalcilik olur, ama ben yine de bir hayvansever olarak, özellikle de bir kedisi olan biri olarak başarabileceğimiz konusunda umutluyum. Kimbilir bir gün yok eden değil yaşatan bir toplum olmaya çalışabiliriz ve başarabiliriz. Bunun için devletin silahlara veya başka lüzumsuz şeylere değil de Atatürk gençliğinin daha çoğalması, daha bilinçlenmesi, daha bilgili olması ve aydınlanması için doğru eğitime en çok bütçeyi ayırması gerekiyor. İnşallah o günleri görebiliriz.

    Aslı Özek Altındağ
    Haber Müdürü
    www.maxihaber.net



© www.maxihaber.net